Anasayfa Kurumsal Altın Pırlanta Markalar Foto Galeri İletişim
Hakkımızda
Alyanslar
Bilezikler
Takımlar
Külçe altın
Bize Ulaşın
iletişim
Adres
Hürriyet Cad.Belediye İşhanı Zemin Kat No:27İzmit/ Kocaeli
Tel 0 262 325 13 13
0 262 325 13 03
E.mail info@altasgolt.com.tr
 
       Pırlanta

Pırlanta ve Aşk - Yüzyıllardır yan yana-
İki insanın evlenmeye karar verdikleri an hayatlarının en özel anlarından biridir. İki insanın sonsuza dek tek olmak istediklerini işaret eder o an. Aşkın hediyesi pırlanta, ilişkinize yüzyıllara yayılmış romantizm ve büyüyü davet eder.

Tarihteki ilk pırlanta
Pırlantanın aşkın en güzel hediyesi olma statüsünü kazanması tarihte 15. yüzyıla dek dayanır. Evlilik sözü olarak pırlanta nişan yüzüğü verilmesi geleneği ilk kez 1477'de Arşidük Avustuya Maximillian'ı ve Burgundy Mary'si arasında gerçekleşti. O dönemde pırlanta, kocanın eşine olan aşkını artırabilecek tılsım veya muska olarak görülürdü. Hatta aşk tanrısı Eros'un okunun başlığının bile pırlanta olduğuna inanılırdı.

Bu kraliyet geleneği kısa bir süre içinde dünyanın bir çok bölgesinde halk tarafından benimsenmeye başlandı. Ve tarih içinde nişan töreninin en belirgin anını tayin eder oldu.

Pırlantanın gücü
Sol elin yüzük parmak diye bilinen 4. parmağına pırlanta alyans takma geleneği eski Mısır'a dek uzanır. Eski Mısırlılar vena amoris- aşk damarı'nın bu parmaktan geçerek direk kalbe ulaştığına inanırlardı.

Pırlantanın ihtişamı
Pırlanta nişan yüzüğü olarak verilmeye başlandığında içine yerleştirildiği montür- yuva ve tırnaklar??- şık bir şekilde tasarlanır ancak
pırlantanın ışığını en iyi şekilde yansıtması için uğraşılmazdı. 1870'de Afrika kıtasında elmas madenlerinin keşfinden sonra pırlantanın daha geniş kitlelere ulaşması ve bu değerli taşa olan talebin artması sonrasında tasarımlarda değişiklik görülmeye başlanmıştır.

Mucizevi
Pırlanta, şaşılacak güzellikte ve nadir bulunan bir mücevherdir. Dinazorlar yeryüzünde gezinmeye başlamadan önce her biri kendi taşının kapsülünde baş döndürücü bir oluşum yolculuğu sonucu doğada oluşmuşlardır. Yerkürenin çekirdeğinin derinliklerinde, yüksek ısı ve basınç altında, yükselen lav eriyiklerinin içinde yerin derinliklerinden yer yüzeyine aşırı bir süratle yolculuk ederek oluştu. Yeryüzünde tabiat ananın su, rüzgar, aşırı soğuk formlarında ortaya çıkan hiddetine maruz kalarak bir kez daha keşfedilmeyi bekledikleri yer olan toprağın altına gömüldüler.
Bu değerli taşların ancak küçük bir miktarı bu inanılmaz yolculuk sonrası hayatta kalmayı başarabildi. Ve bunu başaran ve
bulunabilenlerin de sadece çok küçük bir kısmı kesime, cilaya ve mücevher yapımına uygun kalitede ve boyuttadır. Pırlanta, sahiden doğanın mucizelerinden biridir.

Büyülü ve Gizemli
Pırlanta yüzyıllardır insanoğlunu büyülemiştir. Sadece nadir ve güzel olduğu için değil aynı zamanda da sihirli oldukları için. Hiçbir araçla kesilemez, gizemli bir biçimde en hiddetli ateşte bile zarar görmezler ki bu da pırlantaların doğaüstü güçleri olduğu inancına yol açar.
Pırlantalar Yunanlılara göre Tanrının gözyaşlarıydı. Romalılar yıldızlardan dökülen kırık çömlek parçaları olduklarına, Hintlilerse hastalıkları, hırsızları ve şeytanın güçlerini defeden nazar tılsımları olduklarına inanırlardı. Başka kültürlerde de pırlantaların rahatsızlıkları iyileştiren ve  bilgi bahşeden taşlar olduğuna inanılırdı. Pırlanta, efsaneleri ve bu büyülü özellikleriyle bir çok insanı kendine tutsak etmiştir. Dünyanın en zengin ve güçlü insanlarını şevkle peşinden koşar hale getirmiştir.
Pırlanta akılları baştan alan bir hazinedir. Ruhunda nice kazanılan ve ihanet edilen aşk hikayeleri, tutku ve entrika hikayeleri, fethedilen ama sonra kaybedilen imparatorluk hikayeleri; yani içinde pırlantanın güzelliğini, büyüsünü ve gizemini taşıyan öyküler barındırır.

AnasayfaKurumsalİletişim